The International Cultural Center «Syaivo»                                                                            ua  ingiliz bayragi

“GÜNÜMÜZÜN SOSYAL VE HÜMANİTER SORUNU OLARAK TOLERANS”

jitomir konferans 1 Ekim 2015 tarihinde Jıtomır Devlet İvan Franko Üniversitesi’ndeki konferans salonunda «Günümüzün sosyal ve hümaniter sorunu olarak tolerans» adlı IV. uluslararası bilim konferansının açılışı yapıldı

Dünya çapındaki konferansın organizatörleri arasında Jıtomır Devlet İvan Franko Üniversitesi (Ukrayna), Mıhaylo Belini-Çehovskıy Beşerî Bilimler ve İlahiyat Yüksek Okulu (Polonya), Donetsk Millî Üniversitesi (Ukrayna), Jeşuvsk Politeknik Üniversitesi (Polonya), Ukrayna Cumhurbaşkanı’na bağlı Kamu Hizmeti Millî Akademisi Kamu Hizmeti ve Yerel Yönetim Enstitüsü (Ukrayna), Buryat Cumhuriyeti Devlet Üniversitesi (Rusya), Dresden Teknik Üniversitesi Slav Dilleri Enstitüsü (Almanya), Mogilyov A. O. Kuleşov Devlet Üniversitesi (Belarus) ve Ukrayna-Türkiye Kültür Merkezi «Syaivo» gibi kurumlar yer aldı.

Açılış konuşmasını yapan Jıtomır Devlet İvan Franko Üniversitesi Rektörü Petro Sauh; «Farklı milletler, mezhepler ve kültürlerin temsilcilerine karşı gösterilen bir saygı olarak tanımlanan tolerans, çağdaş medeniyetin hayatiyeti ile gelişmesinin ön şartıdır. Saldırganlığın arttığı ve sosyal, politik, dinî ve etnik problemlerin çözülmesinde şiddeti öngören yöntemlerin uygulandığı dünyada yaşayan insanların yeni tolerans felsefesini yaygınlaştırma isteği çok doğaldır. Evresel insanî değerlere dayananan bu felsefe; başkalarını oldukları gibi kabul etmemizi ve diyalog ile mutabakatı esas alarak kendileriyle bir etkileşim içinde buluşmamızı öngörmektedir. Toplumun, evrensel değerlerle ile farklı sosyal grupları temsil eden insanlar arasındaki etkileşimi ifade eden toleransa duyduğu ihtiyaç artmaya devam ederken, toplumumuzda rastlanan toleranslı davranış tarzları vatandaşlarımızın büyük kısmına yeterince çekici ve uygun gelmiyor. Bu denksizliğin sebep olduğu uyumsuzluk, bugünkü konferansımızda ele alacağımız konuyu daha da güncelleştiriyor.» şeklinde konuştu.

Mıhaylo Belini-Çehovskıy Beşerî Bilimler ve İlahiyat Yüksek Okulu Rektörü Anna Sloneska-Polok ve Ukrayna-Türkiye Kültür Merkezi «Syaivo»’nun Genel Müdürü Gökhan Demir de söz konusu konferansa katılarak katılımcılarına hitaben konuşmalarını yaptı. G. Demir’in belirttiği gibi bireyin kültür seviyesi, toplumda üstleneceği sorumluluklarla özgürlüğünün sınırlarını belirlerken, bu süreçte en önemli rol oynayan etken kesinlikle toleranstır. Toplumu saran yalanların çok fazla olduğuna dikkat çeken Ukrayna-Türkiye Kültür Merkezi «Syaivo»’nun Genel müdürü, bunu olumlu bir şekilde karşılayan vatandaşların da gayet çok olduğunu dile getirdi. G. Skovoroda ile C. Rumi’ye atıfta bulunan G. Demir, bu yüce şahsiyetlerin öne sürmüş olduğu savların güncelliğini hâlâ yitirmediğini vurgulayarak pragmatik ve sırf çıkarlarını düşünen insanlarla menfaatlerini insanlığın uğruna feda edenler arasında doğru bir ayırım yapmaya yarayabileceğini iddia etti. Dinî farklılıklar ile insanların millî ayrımının toleransı engelleyen bir şey olmadığının altını çizen Demir Bey’e göre toleranssızlık, son derece pragmatik oldukları için başkalarına karşı hoşgörülü bir şekilde davranamayan vatandaşlardan kaynaklanmaktadır. Dünyanın dört bir yanından gelen aydın ve entelektüellerin üstenmiş olduğu mesuliyetten bahseden G. Demir’in düşüncesine nazaran onlar, hem Türk hem de Ukraynalı filozofların sık sık andığı «millî ruhun filtreleri»nin düzgün işleyişinden sorumlu olmalıdır. Konuşmasını sona erdiren G. Demir, iyi niyetler, şefkat ve sevginin hayatımızdaki en mühim değerler olduğunu hatırlatarak bunların, hepimizin karşı karşıya olduğu problemler ile toleranssızlık sorununu hâlletme konusunda bize yardımcı olacağından emin olduğunu söyledi.

Konferansa Ukrayna, Polonya, Almanya, Rusya, Belarus ve Azerbaycan gibi ülkeleri temsilen katılan bilim adamları ile uzamanlar; dinî tolerans, milletler arası tolerans, entelektüellerin yüzleştiği problemler, Ukrayna’nın politik ve günlük hayatındaki tolerans, Ukrayna’nın kitle iletişim araçlarının savaş şartları altında işlevsel özellikleri ve çağdaş kitle iletişim araçlarında savaş yüzünden mecburen mülteci olanlara karşı gösterilen kötü muamele gibi meseleleri masaya yatırdı. Sözü edilen etkinlik çerçevesinde Jıtomır Devlet İvan Franko Üniversitesi Rektörü Petro Sauh, (Rusya, Ulaan Üde) Buryat Cumhuriyeti Devlet Üniversitesi Sosyal Stratifikasyon (Tabakalanma) Laboratuvarı Başkanı İvan Osınskıy’a «Jıtomır Devlet İvan Franko Üniversitesi Onursal Profesörü Diploması»nı takdim etti. Bunun ardından on bölümden oluşan konferansın katılımcıları, çalışmalarına başladı. Sözü edilen konferans; «Toleransın sosyal ve felsefî boyutları», «Toleransın paradoksları», «İletişimsel felsefe bağlamında tolerans», «Mezhep toleransı ile milletler arası tolerans arasındaki çelişkiler», «Tolerans: ulusal kimlik ve tarihî geçmişe dair problemler», «Sosyal eletişim ışığında tolerans sorunları», «Çağdaş dünya düzeni: bir imtihan olarak tolerans», «Tolerans ve güven: sosyo-politik, manevî ve etnik boyutları», «Tolerans içindeki kültürel değerler», «Günümüz şartları altında toleransın mitolojisi ve mitolojik temeli» ve «Dilde tolerans: iletişimsel etkileşimlerin türleri» olmak üzere on bölüm şeklinde faaliyete başladı. Jıtomır Devlet İvan Franko Üniversitesi’nde iki gün süren «Günümüzün sosyal ve hümaniter sorunu olarak tolerans» adlı IV. uluslararası bilim konferansı, «Çok kültürlü dünyada beraber yaşama sanatı» ve «Jeopolitik bir realite olarak Ukrayna: şiddetin antropolojisi ile tolerans kültürü arasında» adlı yuvarlak masa toplantılarıyla sonra erdi.

 

İletişim

 

The InternationalCulturalCenter «Syaivo»


Address : Saksaganskogo, 3, Kiev

Phone Number : +380445007103

Mobile Phone :+30953825538

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

harita1

 

«RESİM, ŞİİR, ANNEYE MEKTUP!» YARIŞMASI

«RESİM, ŞİİR, ANNEYE MEKTUP!» YARIŞMASI

Sayın katılımcılar!
Sanat ürünlerinizi bize gönderip, söz konusu yarışmaya katıldığınız için size çok teşekkür ederiz.

          Kiev’in farklı okullarında okuyarak yarışmaya katılmak isteyen öğrenciler bize toplam 50 tane resim, 78 tane şiir ve 85 tane mektup yolladı.

          Bize ulaşan eserlerin tümünün, son derece yüksek düzeyde hazırlanmış olup, Annelere karşı en derin ve en güzel hislerle dolu olduğunun vurgulanması gerekir.

          Eserlerinizi inceleyen Jürimiz, onları seçilmiş konunun işlenme derecesi, kelimelerin kullanılmasıyla ilgili hatalar, sözdizimi hataları ve tarz özellikleri gibi kriterlere göre değerlendirip isimleri, soyisimleri, okuduğu okullar ve kendilerine danışmanlık yapan öğretmenlerin adları aşağıda yazılan kazananları belirlemiştir:

ŞİİR KATEGORİSİNDE birinciliği, ikinciliği ve üçüncülüğü kazananlar

Öğrencinin soyadı

Öğrencinin adı

Okuduğu okul ve sınıf

Danışmanlık yapan öğretmen

Borovok

Darya

75 no’lu Peçersk Lisesi;

10 – A

Anna Manzya

Tıliçko

Nina

23 no’lu okul;

11 – B sınıfı

Larıda Viderska

Kaşçenko

Anton

Kiev İvan Bohun Askerî Lisesi;

4. sınıf

Fesenko Oksana

MEKTUP KATEGORİSİNDE birinciliği, ikinciliği ve üçüncülüğü kazananlar

Öğrencinin soyadı

Öğrencinin adı

Okuduğu okul ve sınıf

Danışmanlık yapan öğretmen

Filonenko

Alyona

323 no’lu lise;

9 – A sınıfı

 

Yarıgina

Anastasiya

194 no’lu «Perspektif»    Özel Okulu;

9 – A sınıfı

Şvets L. D.

İlçenko

Viktoriya

173 no’lu özel okul;

8 – A sınıfı

 

RESİM KATEGORİSİNDE birinciliği, ikinciliği ve üçüncülüğü kazananlar

Öğrencinin soyadı

Öğrencinin adı

Okuduğu okul ve sınıf

Danışmanlık yapan öğretmen

Lıga

Anastasiya

220 no’lu özel okul

 

Novik

İhor

Yaroslav Kondratyev Hukuk Lisesi ;

10 – G sınıfı

Şutenko S. V.

Viksnina

Mariya

33 no’lu Tıp Lisesi;

10. sınıf

 

Teselli ödüllerini alanlar :

Neizvestnıy Vladıslav, 22 no’lu yatılı okul, 9. sınıf (orijinal şarkı).

Staşkevıç Anastasiya, 26 no’lu yatılı okul, 5 – A sınıfı, öğretmeni – Haletska A. V. (resim).

Krepkina Anastasiya, 26 no’lu yatılı okul, 8 – A sınıfı, öğretmeni – Haletska A. V. (resim).

          Ödül töreni; Kiev, İvana Mazepı sok., no: 13 adresinde bulunan Kiev Çocuk ve Gençlik Sarayı’nda 16 Mayıs 2014 tarihinde saat 4’te başlayacak.

          Söz konusu yarışmayı kazananların öğretmenlerini, sınıf arkadaşlarını ve akrabalarını da ödül törenine katılmak üzere davet ediyoruz.

          Lütfen, bize adı yukarıda geçen etkinliğe katılmak isteyenlerin sayısını bildiriniz.

TERTİP KOMİTE

TÜRKÇE-UKRAYNACA KONUŞMA KLÜBÜ

Kulübümüz Ukrayna ca ve Türkçe'yi iyi konusmak ve inceliklerine vakif olabilmek amaciyla acilmistir. Bu kulube gelecek olanlarin Türkçe temel seviyede konusuyor olmasi gerekmektedir. Kulubumuzde dili pekistirip sohbet ortaminda size hosca vakit gecirtmeyi hedeflemekteyiz.

Ogretici arkadasimiz sectigi metinlerle size ozellikle konusma dilinin ozelliklerini ogretirken gecen deyim ve atatsozlerini de nasil kullanildigini anlatacaktir.Kulube katilmayi dusunenlerin gelmeden once kultur merkezini aramalarini ozellikle rica ediyoruz

UKRAYNA TÜRK MUTFAĞI KULÜBÜ

Eşsiz Ukrayna Türk mutfağı lezzetlerini öğretmenin ve tatmanın yanı sıra aynı zamanda  sizlere keyifli vakit geçirme imkanı sunan yemek kulübümüz derslere başlamış bulunmaktadır. 7 bölgeden farklı yemeklerin öğretildiği, çeşitli kermes, yarışma ve programlara katkıda bulunan yemek kulübümüze ilgilileri beklemekteyiz.

EBRU KULÜBÜ

Ebru, kitreyle yoğunlaştırılmış su üstünde, özel hazırlamış boyalarla oluşturulan desenlerin kâğıt üzerine geçirilmesi yoluyla yapılan bir süsleme sanatıdır.

Tarih Ebru sanatının ne zaman ve hangi ülkede ortaya çıktığı bilinmemekle beraber bu sanatın doğu ülkelerine özgü bir süsleme sanatı olduğu düşünülmektedir. Bazı İran kaynaklarında Hindistan'da ortaya çıktığı yazılıdır. Bazı kaynaklara göre de Türkistan'daki Buhara kentinde doğmuş ve İran yoluyla Osmanlılar'a geçmiştir. Batıda ebru "Türk Kağıdı" ya da "mermer kağıt" olarak adlandırılmaktadır.

Ebru, geven otunun özsuyundan elde edilen kitre veya deniz kadayıfı bitkisi (kerajin) ile kıvamı arttırılmış suyun üzerine, içine öd katılarak suyun dibine çökmeyecek hale getirine boyaların serpilmesi ve su yüzeyinde meydana gelen şekillerin olduğu gibi ya da biz adı verilen metal uçlu bir aletle müdahale edilerek bir kağıda geçirilmesi yoluyla yapılır.

Ebru sanatının köklerinin 9. ve 10. yüzyıla kadar uzandığı varsayılmaktadır. Bilinen o ki, bu sanat, kağıdın tarih sahnesine girmesiyle gelişmiştir. 10.yüzyılda Çinli bürokrat Su Yijian (957-995 MS.)Fırça,mürekkep,mürekkep taşı ve desenli kağıdı " Wen Fang Si Pu (Çalışmanın dört hazinesi) " olarak kaydetmiştir. Çin'de liu-şa-cien (流沙箋), XII. asırdan itibaren Japonya'da suminagaşi (墨流し) ve beninagaşi (紅流し) isimleriyle yapılan bir takım çalışmaların mevcudiyeti, daha sonraki asırlarda Çağatay Türkçesi'yle ebre (ابره) adını alarak Türkistan'da ortaya çıkan bu sanatın tarihi gelişimi hakkında, müphem de olsa bir fikir vermektedir. Türkistan'dan en geç XVI. asır başlarında İpekyolu'nu takiben İran'a geçişinde ebri (ابری) olarak isimlendirilen bu sanat, görünüşüyle gerçekten bulut kümelerine benzer şekiller taşıdığından, buluta nisbet ifade eden bu Farsça ismi doğrulamaktadır. Osmanlı ülkesinde de revaç bulan aynı isim, telaffuz zorluğundan son yüzyılda Türkçe'de ebru'ya dönüşmüştür. Galat olmakla beraber, kaş gibi şekiller de ihtiva ettiğinden, bu sanata ebru denilmesi bir çelişki sayılmamalıdır; çünkü ebru kelimesi Farsça'da kaş manasına gelmektedir. XVI. asır ortalarında Mir Muhammed Tahir (میرمحمدطاهر) tarafından Hindistan'da yapılmaya başlandığı rivayet olunan ebruculuk, buradan İran'a ve sonra da İstanbul'a kadar yayılmıştır. Aynı yüzyılın sonlarında, İstanbul'dan Avrupalı seyyahlar tarafından kendi memleketlerine götürülen ebru kağıtları önce Almanya'da, sonra da Fransa ve İtalya'da mermer kağıdı veya Türk mermer kağıdı, hatta sadece Türk kağıdı adıyla tanınıp benimsenmiş ve oralarda da yapılmaya başlanmıştır. Zaman içinde İngiltere ve Amerika'ya da yayılan ebru kağıdı, her ülkenin sanat anlayışına göre bir başkalık gösterir. Bunda, kullanılan değişik malzemenin de rolü olmalıdır. Belgelenen en eski ebru örneği 16. yüzyıla aittir. Kağıdın süslenmesinde, kıt'a ve levhaların iç ve dış pervazlarında, yazma ciltlerinde yan kağıdı olarak sıkça kullanılmıştır. (Derman، M.Uğur Osmanlı Ansiklopedisi. C.11,s.189)

 

Ebru hakkında Türkçe kaleme alınmış bilinen en eski eser, 1615’ten sonra yazılan "Tertib-i Risâle-i Ebrî" (ترطیبِرسالۀابری) adlı yazma kitapçıktır. Günümüzde bilinen ebru tarzındaki eserler ilk kez Orta Asya - Osmanlı coğrafyasında ortaya çıkmıştır. Ebrunun tarihi ile ilgili olarak sayın Uğur Derman (Türk Santında Ebrû), tarihi kestirilebilen en eski ebru olarak, üzerinde Mâlikî Deylemî’ye ait bir kıt’anın bulunduğu ve Gürcistan’da yazılmış olan 1554 tarihli bir ebruyu gösterir. Bu ebrunun, hafif ebru olarak yapılmış olması ve hafif ebrunun ancak belli bir ustalaşmadan sonra yapılabildiği gözönüne alınacak olursa, ebrunun orijinin çok daha eskilere dayandığı düşünülmektedir.

Osmanlı döneminde başlıbaşına bir sanat ve iş kolu olan ebruculuk, 20.yüzyıl başlarına gelindiğinde unutulma noktasına gelmiştir. Bu sanatın tekrar hayat kazanması, ebru sanatına 'çiçekli ebru'yu geliştiren büyük sanatçı Necmeddin Okyay sayesinde olmuştur. Okyay'dan sonraki büyük merhale Mustafa Düzgünman'dır.

Ebru malzemeleri

Su

Kitre, deniz kadayıfı, boy tohumu veya sahlep gibi suyun yoğunluğunu sağlayacak doğal maddeler ile karıştırılır. Su kireçsiz ise dinlendirilmiş musluk suyu olabilir. Eskiler yağmur suyu kullanırmış. Tercihen saf su kullanılmalıdır.

Toprak boya

Ebruda kullanılan boyalar eskiden doğada bulunan topraktan elde edilirmiş. Bu toprak ezilip, elekle elenip ve suda süzülerek kullanıma hazır hale getirilirmiş. Günümüzde ezilmeye hazır halde ya da ezilmiş toz boyalar kullanılmaktadır. Toprak boyalar mermer ve destiseng denilen el taşının yardımıyla ezilerek macun kıvamına getirilerek kullanılır.

Öd

Öd genellikle büyük baş hayvanların safrakesesinden elde edilir. Safrakeseleri delinir ve içindeki öd süzülerek bir kapta toplanır, benmari usulü kaynar suda 20 dakika bekletilir. Yüzeyde biriken köpük bir kaşık yardımıyla alınır. Bu işlem kötü bir kokuya neden olduğu için açık havada yapılması önerilir. Kalkan balığı ödü de kumlu-kıçıklı ebru yapımı için uygundur. Günümüzde resim malzemesi satılan yerlerde rafine öd bulunmaktadır.

Kitre

Ebru yapımında kullanılan suyun belli bir yoğunluğa sahip olması ve özel olarak hazırlanan boyayı üzerinde tutabilmesi gerekmektedir, her hangi bir suyla ebru yapılamaz. Ebrunun suyuna bu özelliği veren maddenin ismi kitredir. Kitre, Türkiye'nin güney ve güneydoğu bölgelerinde kırlarda yetişen yabani bir dikenin(geven) özsuyudur. Yerel halk, kırlarda geven dikeninin gövdesine bıçakla çizik atar, birkaç gün beklerler. Bitkinin özsuyu çizik bölgeden akar ve kurur. Bir ağaç kabuğuna benzer görünüm alır. Bu kabuklar tek tek toplanır. Kabuk şeklinde olan kitre aktarlarda satılmaktadır. Ebrunun suyu hazırlanırken saf suyun içine belli ölçülerde kitre konulur. Su, ağzı kapalı bir kapta bu şekilde bir süre bekletilir. Belli zaman aralıklarıyla mıncıklanarak eriyen kitre özünün dağıtılması gerekir. Suyun yeterli yoğunluğa ulaşmasından sonra, içinde kalan erimemiş kitre kalıntılarını ayırmak için, ebru suyu iyice süzülmelidir. Kitre ebru yapımında kullanılan, suyun belli bir yoğunlukta olması için suya karıştırılan maddelerden biridir. Ünlü Ebrucu Sacid Okyay ebru yapımında en iyi sonucu salep'in verdiğini ancak kitrenin daha ucuz olması sebebi ile kitre kullandığından bahseder.

Deniz kadayıfı

ebru3

Kitrenin hazır hale gelmesi yaklaşık 5-6 gün gerektiği için deniz kadayıfı denilen deniz yosunu kullanılabilir.Hazır toz halde satılır.50 gr toza 5 lt saf su ilave edilerek topaklanma olmamasına dikkat edilerek mikserle veya kaşık ile karıştırılır.Bir saat içinde hava kabarcıkları yüzeye çıkıp patlayana kadar karıştırılır.Ve kullanıma hazır hale gelir.

At kılı ve Gül Dalı

Fırça yapımında kullanılan at kılları tercihen yaşlı atların kuyruklarından elde edilir. Yele kılları da kullanılmaktadır, ancak bu tür fırçalar kuyruk kılından yapılanlar kadar düzgün olmamaktadır. At kılı tercih edilmesinin nedenleri gözenekleri nedeniyle boyaların fırçadan bir vuruşta dökülmemesidir. Böylece tüm yüzeye eşit büyüklükte ve miktarda boya dökülebilir ve tabanı oluşturur. Fırçada gül dalı kullanılması; gül dalının esnek olması, kolay küf tutmaması nedeniyledir.

Bu bilgiler http://tr.wikipedia.org web  sitesinden alınmıştır

AKADEMİSYENLER PLATFORMU

Akademisyenler Platformu

Akademisyenler Platformu farklı üniversite ve enstitülerden akademisyenlerin bir araya gelerek değiş akademik çalışmalar yapmalarını teşvik etmektedir. Bu amaçla seminerler, sempozyumlar, konferanslar, yuvarlak masa toplantıları vb faaliyetler düzenlemektedir.Ukrayna ve Türk akademisyenlerin karşılıklı çalışmalarını bir araya getirmekte, ortak diyalog zemini oluşturmaktadır.

Akademisyenlerin ilmi çalışmaları platform tarafından çevirileri yapılabilmekte ve değişik yayın organlarında yayınlanması temin edilmektedir. 

KADIN PLATFORMU

Günümüz modern dünyasında aktif olarak hayatın içinde olan kadınlarımız ev hanımlığından tutun farklı bütün meslek alanlarında etkin olmaktalar. Onların

daha ince ve daha estetik bakış ve yaklaşımları ile Merkezimizin değişik faaliyetlerinde rol alan Türk ve Ukrayna kadınlar kendi ruhi zenginliklerini ortaya koyarakve diyaloğu yaygın hale getirmenin bir diğer kolu ve yöntemi olmayı hedefleyerek Kadınlar Platformu organize etmişlerdir. 

Platform aşağıdaki ilkeleri prensip olarak kabul etmektedir: 

Kadın Platformu önce insan olma sonra kadın olma ortak paydasında diyaloğu geliştirecek ve sadece kadınların değil, insanlığın problemlerine ortak

çözümler üretecek projeler geliştirir.

Kadın Platformu bir gönüllüler organizasyonudur.

Kadın Platformu ortak akıl ortak payda ve diyalog arayışının adıdır.

Kadın Platformu insanlar arasında din, dil, ırk, mezhep, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin insan haklarını korur ve insanlar arasında sevgi, saygı ve hoşgörü

anlayışının oluşmasına ve kuvvetlenmesine yardımcı olur.

İnsanları bilinçlendirmek amacıyla iki ülke kültürlerinin korunmasını geleneklerinin yaşatılmasını teşvik eder.

Toplumsal ve toplumlar arası birliği ve bütünlüğü hedef alan, insan haklarını ihlal eden hiçbir projeye katılmaz ve destek vermez.

IFLC

2007 yılında 4 kurumdan 21 öğrenciyle dostluk ve sevgi yolculuğuna başlayan Uluslararası Ukrayna Türkçe Olimpiyatlarının 11.sini 28 kurumdan 232 finalistle kutlamıştı.

Ülkeler arası sınırların yok olmaya başladığı, zaman ve mekân kavramlarının kaybolduğu bir iletişim çağında yaşıyoruz. İnsanlar kilometrelerce uzaklıktaki başka bir insana bir adım ötesindeymiş gibi ulaşabiliyor bu çağda. Ukrayna’da insanlara duyulan güven ve gelecek nesillere olan inancıyla başlayan Türkçe Olimpiyatları güçlenerek muhteşem bir organizasyona dönüştü. Bu olimpiyatlar, tüm Ukrayna’da olduğu gibi yurt dışında da Türkçe’ye karşı büyük bir heyecan ve ilgi uyandırmaktadır. 2003 yılından bu yana Türkiye’de, 2007’den itibaren de Ukrayna’da her yıl, Ukrayna Eğitim ve Bilim Bakanlığı, Boris Grinçenko üniversitesi ve Uluslararası Meridyen okulunun beraber gerçekleştirdiği olimpiyatların bu yıl 12.si düzenlenmektedir.

KATILIM HER YIL ARTIYOR

Türkçe Olimpiyatlarına;

  1. 2007 Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Ukrayna Finaline 4 kurumdan 21 öğrenci,
  2. 2008 Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Ukrayna Finaline 7 kurumdan 45 öğrenci,
  3. 2009 Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Ukrayna Finaline 16 kurumdan 106 öğrenci,
  4. 2010 Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Ukrayna Finaline 19 kurumdan 196 öğrenci,
  5. 2011 Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Ukrayna Finaline 21 kurumdan 218 öğrenci,
  6. 2012 Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Ukrayna Finaline 19 kurumdan 196 öğrenci,
  7. 2013 Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Ukrayna Finaline 28 kurumdan 205 öğrenci,
  8. 2014 Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Ukrayna Finaline 68 kurumdan 456 öğrenci,
  9. 2015 Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Ukrayna Finaline 71 kurumdan ……. öğrenci katılmıştır.

 

DİL VE KÜLTÜR FESTİVALİ

Bugün 12.sini “Dil ve Kültür Festivali” adı altında “Yabancılar için Ukraynaca Konuşma yarışmasıŞiir yarışması veSes yarışması gibi kategorilerle adına yakışır bir şekilde bir kültür festivali olarak kutlayacak olmanın haklı heyecanını yaşıyor. Ellinin üzerinde kurum ve 1000leri aşkın katılımcıların beklendiği 12.olimpiyatlar bir “Kültür ve Dil Festivali”havasında yaşanacak. Geçen yıl, Ukrayna’da dereceye giren finalistlerimiz “Evrensel Barışa Doğru” bir yolculuğa adım atarak, Türkiye’de 140 ülke 1500 finalist öğrencinin katıldığı Ankara’da Ukrayna’yı en güzel şekliyle temsil ettiler ve 2.5 milyon insanın katıldığı kültür şöleninde üç gün boyunca Ukrayna’nın tarihini,bilimini,kültürünü,müziğini,geleneklerini kısacası herşeyini en güzel şekliyle temsil ettiler, tanıtmaya çalıştılar. Dostluk ve sevgi olimpiyatlarına dönüşen bu projede başından beri her türlü katkılarını esirgemeyen Ukrayna Eğitim ve Bilim Bakanlığı yetkililerine, Milli Taras Şevçenko Üniversitesi rektörlüğü ve Filoloji fakültesi ve Türkoloji bölümü idarecilerine, Boris Grinçenko üniversitesi ve Meridyen okulu tüm idareci ve çalışanlarına projeyi Türkiye -Ukrayna dostluğunu perçinleştirecek bir adım olarak görüp maddi-manevi desteklerini esirgemeyen Ukraynalı ve Türk sponsorlarımıza ve projenin mutfağında yer alan tüm eğitim gönüllülerine şükranlarımızı sunarız.

                                                                                                                                                                     Ukrayna Tertip Heyeti

 

 

About us

 

THE INTERNATIONAL CULTURAL CENTER «SYAIVO»

 

 

Our Vision and Mission

The International Cultural Center «Syaivo» was founded in Kyiv in 2013. The center implements all of its projects in accordance with current Ukrainian legislation. Organizing international events concerning the issues of culture, art and education, the center intends to make various nations closer. Nowadays different countries of the world tend to cooperate in numerous fields; consequently, the concept of mutual acquaintance becomes an ultimate goal. Taking this into consideration, the most outstanding scientists, entrepreneurs and experts in the field of art from all over the world established the International Cultural Center «Syaivo». There are many institutions and organizations that contribute to the development of international relations. Thus, «Syaivo» was created to lay the foundation for friendship between different nations.

 

Our spheres of activities, platforms and clubs

The International Cultural Center «Syaivo» was founded to help different nations know each other better and establish the culture of neighborhood and co-existence based on tolerance. Therefore, our cultural center performs its activities in numerous fields in order to:

− arrange meetings and collaboration between intellectuals from various countries;

− deepen friendly relations between different nations;

− contribute to cultural exchange between Ukraine and other countries;

− create positive and unprejudiced attitude towards Ukraine in the world;

− give an impetus to cooperation between foreign citizens living in Ukraine and implementation of joint projects;

− help foreigners who live in Ukraine integrate into its culture. Willing to be aware of the newest achievements in science and culture that correspond to its interests and values, the International Cultural Center «Syaivo» constantly collaborates with Ukrainian state institutions and entrepreneurs, local authorities, NGOs, religious centers, scientific and educational institutions and mass media. Thus, the center contributes to the implementation of various programs and projects in such areas as culture, art, science, physical training and modern technologies. All of these projects necessarily correspond to the centerʼs values and purposes.

 

These are the key spheres of our activities:

• our center arranges meetings of Ukrainian, English and Turkish speaking clubs. It also provides courses aimed at teaching the basics of different nationsʼ cultures and traditions and organizes workshops where our students are taught to create handcrafts inherent to the representatives of various nations;

• by means of preparing and implementing relevant projects the International Cultural Center «Syaivo» always supports the initiatives aimed at the individual’s spiritual, intellectual and social development, as well as at disclosure of every individual’s creative potential;

• the center contributes to Ukrainian scientific and research institutions’, scientists’ and experts’ projects regarding to the individual’s personal development;

• «Syaivo» works hard to implement social campaigns and different projects in the field of culture and education;

• the International Cultural Center «Syaivo»s major activities are aimed at organization of exhibitions, meetings, conferences, international festivals, contests, days of culture, literature and art, presentations, symposiums and seminars;

• «Syaivo» does its best to create and share video and audio content that gives information upon art, society, science, culture and sports.

• «Syaivo» also deals with seeking for sponsors both in Ukraine and abroad to ensure the realization of its projects;

• the center actively cooperates with state institutions, local authorities, NGOs, religious centers, scientific and educational institutions, sports organizations and mass media to boost the development of art and science;

• «Syaivo» carries out social campaigns and performs legal activities in the field of book publishing;

• the center provides Ukrainian state institutions and local authorities with possible solutions of numerous social problems.

 

We make Ukraine and the whole world closer!